FED’in faiz oranlarını beklentilere uygun şekilde sabit tutmasına rağmen, kararın güçlü oy ayrılığıyla alınması ve Jerome Powell’ın veri odaklı duruşunun piyasalarda etkili olduğu belirtildi. Orta Doğu kaynaklı enerji ve enflasyon risklerinin altın fiyatları üzerinde baskı yarattığı ifade edildi. Ayrıca Donald Trump’ın İran’a yönelik deniz ablukasının nükleer anlaşmaya kadar süreceğini açıklaması ve İran’ın karşılık tehditlerinin jeopolitik risk primini canlı tuttuğu vurgulandı. Yüksek petrol ve doğal gaz fiyatlarının enflasyon beklentilerini artırması, FED’in hızlı gevşeme alanını sınırlandırırken, bunun dolar ve tahvil faizleri üzerinden ons altını baskıladığı kaydedildi. Teknik analizde, ons altının günlük grafikte 7, 20 ve 50 günlük üssel hareketli ortalamaların altında kalarak zayıf görünümünü sürdürdüğü, 4650 seviyesinin altında kalıcılığın negatif eğilimi devam ettirdiği aktarıldı. Aşağı yönlü hareketlerde 4550 seviyesinin ilk kritik destek olarak öne çıktığı ve buranın kırılması halinde satış baskısının 4350 ve 4200 bölgesine doğru derinleşebileceği belirtildi. Yukarı yönlü tepki denemelerinde ise 4650 seviyesi direnç konumunda olup, bu seviyenin aşılmaması durumunda yükselişlerin sınırlı kalmasının beklendiği ifade edildi.
USD/JPY paritesine dair analizde, FED’in faizleri sabit bırakmasına karşın kararın 8’e karşı 4 oyla alınmasının ve bazı üyelerin daha şahin duruş sergilemesinin dolar lehine görünümü desteklediği kaydedildi. FED içindeki ayrışmanın ABD tahvil getirilerini son bir ayın zirvesine taşıdığı, petrol fiyatlarındaki artışın enflasyon riskini yükselttiği, İran kaynaklı jeopolitik belirsizliklerin ise güvenli liman talebiyle doları desteklediği ifade edildi. Paritenin 160 seviyesini aşmasının Japonya tarafında müdahale riskini gündeme getirdiği, Bank of Japan’ın faiz artışı sinyallerine rağmen yenin henüz kalıcı güçlenme göstermediği belirtildi. Teknik değerlendirmede, paritenin günlük grafikte 20 ve 50 günlük üssel hareketli ortalamaların üzerinde kalmasının pozitif trendi desteklediği, 160,00 seviyesi üzerinde kalıcılığın yükseliş isteğini artırdığı ve 161,00 ile 162,00 dirençlerinin izleneceği aktarıldı. Ancak müdahale riskinin artması nedeniyle bu seviyelerde volatilitenin yükselmesi bekleniyor.
FED’in faiz kararının 1992’den bu yana en bölünmüş oylamalardan biriyle alınması ve petrol kaynaklı enflasyon risklerinin endekste temkinli başlangıcı beraberinde getirdiği vurgulandı. Ancak büyük teknoloji şirketlerinin finansal sonuçlarının ardından endeksin yeniden yukarı yönlü hareket ettiği belirtildi. Yüksek faiz ve tahvil getirisi baskısının teknoloji hisselerinde sınırlayıcı etkisi sürerken, Alphabet, Microsoft, Amazon ve Meta bilançolarında yapay zeka temasının endeks üzerinde etkisini güçlendirdiği ifade edildi. Alphabet’in güçlü gelir ve faaliyet karının Google Cloud ile Search performansını desteklediği, Microsoft’ta bulut büyümesinin hızla devam ettiği, Amazon’da AWS performansının öne çıktığı, Meta’da ise beklenti üstü sonuçlara karşın yüksek sermaye harcaması beklentilerinin teknoloji hisselerinde seçici fiyatlamaya yol açtığı bildirildi. Teknik analizde endeksin günlük grafikte 7 günlük üssel hareketli ortalamanın üzerinde tutunmaya çalışarak yükseliş sinyali verdiği, 27.500 seviyesinin kısa vadede kritik direnç olduğu, bu seviyenin aşılması halinde 27.750 ve 28.000 seviyelerine doğru hareketin mümkün olduğu kaydedildi. Aşağı yönlü hareketlerde 27.000 seviyesinin, bu seviyenin altına inilirse 26.400 ve 26.000 bölgelerinin destek konumundaki kritik seviyeler olduğu belirtildi. RSI göstergesinin güçlü bölgedeki kalışının ve MACD’nin pozitif seyrini korumasının, yukarı yönlü momentumun tam olarak kaybolmadığını ama zayıfladığını gösterdiği ifade edildi.
ABD-İran ilişkilerinde gerilimin artmasının ve Donald Trump’ın nükleer anlaşmaya varılana kadar İran’a yönelik deniz ablukasının süreceği açıklamalarının piyasa fiyatlamalarında etkili olduğu vurgulandı. Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapanmasının küresel enerji akışını kısıtladığı, ABD’de ham petrol ve yakıt stoklarındaki sert düşüşler ile ihracatın rekor seviyelere yükselmesinin arz sıkışıklığı endişelerini artırdığı ifade edildi. İran’ın misilleme uyarılarının jeopolitik risk primini canlı tuttuğu, WTI petrol fiyatının hafta boyunca yaklaşık %15 artarak 110 dolar seviyesini test ettiğinin yukarı yönlü momentumun güçlendiğine işaret ettiği kaydedildi. Teknik analizde, fiyatın günlük grafikte 7, 20 ve 50 günlük üssel hareketli ortalamaların üzerinde kalmasının olumlu görünümü desteklediği, 110 dolar seviyesinin kısa vadede kritik direnç olduğu, bu seviyenin geçilmesi halinde 115 ve 120 dolar seviyelerine yükseliş potansiyelinin artacağı belirtildi. Geri çekilmelerde ise 105 dolar seviyesi ilk destek olarak öne çıkarken, bu seviyenin altına inilirse 100 ve 95 dolar bölgelerinin takip edileceği aktarıldı. RSI göstergesinin 60 seviyesinin üzerinde kalması ve MACD’nin pozitif bölgede güçlenmesi, alıcıların piyasada hakimiyetini sürdürdüğünün göstergesi olarak yorumlandı.

