Dünya Ekonomik Forumu (WEF) 2026 Yıllık Toplantısı, İsviçre’nin Davos kasabasında gerçekleştirildi.

WEF Başkanı Borge Brende, Çin Medya Grubu'na verdiği özel röportajda, toplantının "Diyalog Ruhu" temasına odaklandığını hatırlattı. Dünya liderlerinin bir araya gelerek "kazan-kazan" yaklaşımıyla küresel sorunları çözmeleri çağrısında bulundu.

Çin'in Çok Taraflılıktaki Rolü ve Teknolojide Öncülüğü

Brende, Çin’in çok taraflılığı koruma ve küresel işbirliğini ilerletmedeki öncü rolüne vurgu yaparak, Çin’in teknoloji alanında da önde gelen ülkelerden biri olduğunu belirtti.

Diyalog Ruhu ve Küresel İşbirliği Çağrısı

WEF 2026 Küresel Riskler Raporu’nda jeoekonomik çekişmelerin en büyük risk olarak öne çıktığını ifade eden Brende, Çin’in dayanıklılığı ve dinamizminin dünya ekonomisine önemli katkı sağladığını dile getirdi.

Daha fazla diyalogun gerekliliğine işaret eden Brende, iletişimin dünyayı daha sıkı bağlayacağını vurguladı. Dünya genelinde artan parçalanma ve kutuplaşmaya karşı diyalog ihtiyacının büyük olduğunu söyledi.

Brende, jeopolitik ve jeoekonomik risklere hem iyimser hem de çekimser bakılabileceğini belirtti. Bu risklerin dünya ekonomisi üzerinde baskı yaratabileceği ancak dünya ekonomisinin güçlü bir direnç gösterdiğine dikkat çekti.

Ekonomik Performans ve Küresel Güvenlik Riskleri

Çin’in yüzde 5 büyüme kaydettiğini ve ABD ekonomisinin iyi performans gösterdiğini hatırlatan Brende, büyük çaplı savaş veya çatışmaların yaşanma ihtimalinin düşük olduğunu, gerçekleşmesi durumunda ise ciddi sonuçlar doğuracağını vurguladı.

WEF ve Çin İlişkileri

Çin, 1979’dan beri Davos Yıllık Toplantılarına katılıyor. WEF, 1996’da Çinli İşletmeler Zirvesi’ni düzenlemeye başlamış ve 2006’da Çin’de ilk temsilciliğini Beijing’de açmıştır. 2007’den beri de Çin’de Yaz Davos Forumu organize ediliyor.

Brende, Çin’in dışa açılma sürecinde önemli bir ortak olarak gurur duyduklarını belirtti. Bu işbirliğinin gelecekte de devam etmesini temenni etti.

Çin’in Uluslararası Rolü

Brende, Çin’in ABD’den sonra dünyanın 2. büyük ekonomisi olduğunu, her alanda etkili bir güç haline geldiğini söyledi. Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping’in 2017 Davos konuşmasında çok taraflılık ve küresel işbirliğinin önemini vurguladığını belirtti. Çin’in, BM gibi çok taraflı kuruluşların rolünü önemsediğini, tek taraflı hareket etmek yerine birlikte ilerlemenin önemini sıkça dile getirdiğini aktardı. Günümüzün zorluklarının ancak ortak çabalarla aşılabileceğini vurguladı.

Çin Dışa Açılma Politikalarını Sürdürecek

Çin’in GSYİH’daki payının 1970’lerin sonunda yüzde 2 seviyesindeyken, bugün yüzde 20’ye yükseldiğine değinen Brende, bunun reformlar ve dışa açılmanın sonucu olduğunu, aynı zamanda yoksulluğun da büyük ölçüde kaldırıldığına işaret etti. Çin’in teknoloji alanında pek çok alanda lider olduğunu, özellikle yenilenebilir enerji, elektrikli otomobil sektörü ve yüksek hızlı demiryolu konularında dünya birincisi olduğunu belirtti. Çin’in Ar-Ge yatırımlarını sürekli artırdığını ve başarılı dışa açılma politikalarını sürdüreceğini ifade etti.

Çin’in Modernleşme Süreci ve Bilimsel İnovasyon

Brende, Çin’in modernleşmesinin aşamalı şekilde ilerlediğini söyledi. Başlangıçta ağır sanayi ve imalat öncelikliken, günümüzde daha çok yeni teknolojilere yönelindiğini vurguladı. Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping’in nitelikli kalkınmanın bilimsel ve teknolojik inovasyona bağlı olduğu yaklaşımını desteklediğini belirtti. Çin’in beş yıllık planlarla kaynakları etkin şekilde kullandığını, Ar-Ge ve üniversite altyapısına yapılan yatırımların rekabet gücünü artıracağını ifade etti.