Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Ankara’da düzenlenen I. Uluslararası Helal Akreditasyon Kongresi'nde, küresel helal ekonomisinin ulaştığı büyüklüğü, Türkiye'nin bu alandaki liderliğini ve geleceğe yönelik stratejik hedeflerini kapsamlı şekilde değerlendirdiklerini açıkladı.

Bolat, helal akreditasyonunun sadece bireysel ve toplumsal hayatı, üretim ve tüketimi etkileyen İslami bir yükümlülük olmadığını; aynı zamanda sağlıklı ürün ve hizmet üretiminin, güvenilir ticaretin, kalite güvencesinin ve sürdürülebilir ekonomik büyümenin temel unsuru olduğunu vurguladı.

Türkiye’nin Hedefleri ve Küresel Rolü

Türkiye'yi bu alanda yalnızca bir uygulayıcı değil, küresel ölçekte standartları belirleyen bir merkez haline getirmek için kararlı çalışmalara devam ettiklerini belirten Bolat, dünya genelinde 2 milyarı aşkın Müslüman nüfusun, dünya nüfusunun %25'inden fazlasını oluşturduğunu ifade etti. Ayrıca, 2030 yılına kadar 540 milyondan fazla genç Müslümanın helal ekonominin büyümesini daha da hızlandırmasının beklendiğini aktardı.

Küresel Helal Ekonominin Büyüklüğü

Bakan Bolat şu değerlendirmelerde bulundu:

"Dünya genelinde helal ürün ve hizmetlere yönelik tüketici harcamaları 2025 yılında 2,5 trilyon dolara ulaşmış olup, 2028'de bu rakamın 3,4 trilyon dolara yükselmesi beklenmektedir. Bu rakamlar, helal ekonominin küresel ticaretin en stratejik alanlarından biri olduğunun açık kanıtıdır.

Türkiye olarak bu büyük dönüşümün tam merkezindeyiz. İslam İşbirliği Teşkilatı ülkeleri ile ticari entegrasyonumuzu güçlendirme hedefimize uygun olarak, 2025'te 56 ülkeye ihracatımız 74,8 milyar dolar, ithalatımız ise 61,6 milyar dolar seviyesine ulaşmıştır. Bu veriler, İslam coğrafyasının ülkemiz için ne denli stratejik olduğunu göstermektedir.

Ayrıca, Türkiye helal ticarette küresel ölçekte önemli bir konuma ulaşmış ve 17,76 milyar dolarlık helal ihracatıyla dünyada 6'ncı, İslam İşbirliği Teşkilatı ülkeleri arasında ise ilk sırada yer almaktadır."