DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Trabzon’daki iftar programında gündeme dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Kadınlar Günü dolayısıyla kadınların maruz kaldığı şiddet ve ayrımcılığı vurgulayan Babacan, "Kadına karşı şiddetle mücadelede topyekûn ve kararlı bir yaklaşım şart. Kadınların evinde, işinde ve yollarda kendini güvende hissettiği bir Türkiye için hep birlikte çalışmalıyız." ifadelerini kullandı.
Babacan, Ülke olarak bu Ramazan ayına da ağır bir ekonomik tabloyla girdiğimizi belirterek, "Her yıl iftar sofrası kurmak aileler için giderek daha zor hale geliyor." dedi.
Artan Fiyatlar ve Dar Gelirlinin Zorlukları
Çarşı ve pazara çıkan herkesin aynı şikayette bulunduğunu aktaran Babacan, "Fiyatlar yükseliyor, maaşlar ise buna yetişemiyor. Emeklinin, asgari ücretlinin ve dar gelirlinin sofrası her geçen gün küçülüyor. Gençler umutla yarına bakamıyor. Üniversite mezunları iş ararken torpil olmadan iş bulmakta zorlanıyor. Kamuda yüksek puanlar alanlar dahi mülakatlarda eleniyor. Emek, hak ettiği karşılığı bulamıyor." dedi.
Babacan, sadece ekonomi alanında değil adalet sisteminde de güven problemleri yaşandığını vurgulayarak, "Hukuksuzluk ve adaletsizlik her alanda yaygınlaşıyor." diye konuştu.
Karadeniz'de Çay ve Fındık Üreticilerinin Durumu
Karadeniz'in ekonomisini ve sosyal yaşamını şekillendiren iki temel emek ürünü olan çay ve fındığa dikkati çeken Babacan, "Bu ürünler sadece tarım ürünü değil; bu toprakların emeği, alın teri ve hayat kaynağıdır. Ancak bu emeğin karşılığı konusunda ciddi sorunlarla karşı karşıyayız." ifadelerini kullandı.
Babacan, "Türkiye dünya fındık üretiminde açık ara lider ve çay üretiminde de önemli ülkeler arasında yer alıyor. Üretimde güçlü olmamıza rağmen gelir paylaşımında maalesef olumsuz bir tablo var. Dünya fındığını biz üretiyoruz ama fiyatını çoğu zaman biz belirleyemiyoruz. Çayda ise üreticilerin emeğini güvence altına alacak, kalıcı ve öngörülebilir bir piyasa düzeni henüz kurulmadı. Artan gübre, ilaç, işçilik ve nakliye maliyetlerine karşı piyasa dalgalanmaları üreticileri yalnız bırakıyor." açıklamasında bulundu.
Uluslararası Gelişmeler ve Bölgesel Güvenlik
Babacan, ABD ve İsrail'in İran’a yönelik saldırılarına da değinerek, "Dünya çoğunlukla Gazze'deki acılara sessiz kalıyor. Masum siviller ağır bedeller ödemeye devam ediyor, şehirler yıkılıyor, hastaneler hedef alınıyor. 2 yıllık savaşta 70 binden fazla kişi hayatını kaybetti, ateşkesten sonra da ölenlerin sayısı 600'ü geçti." dedi.
Son bir haftadır bu çatışmaların bölgeyi daha geniş ölçekte sarma etkisi olduğuna dikkat çeken Babacan, "İsrail'in İran'a yönelik ve ABD'nin desteklediği bu operasyon, uluslararası hukuka ve BM Şartı'na aykırıdır. Önleyici savaş gerekçesiyle yapılan saldırganlığın hiçbir meşru dayanağı yoktur. Müzakere süreçleri devam ederken savaşın tercih edilmesi bölgesel istikrarı tehdit ediyor. Dış müdahalelerle demokrasi kurulamaz; savaş sadece kaosu artırır. Biz bu saldırıları şiddetle kınıyoruz. Aynı şekilde İran'ın Körfez’deki saldırılarını da onaylamıyoruz. Bölgenin ateşe atılmasına ve daha fazla masumun ölmesine izin veremeyiz." ifadelerini kullandı.

