Başvuruda, İmamoğlu’nun tutukluluk kararına ve tutuklu kalma süresine yapılan itirazların reddedildiği, soruşturma dosyasına getirilen gizlilik kararına yapılan itirazın ise henüz sonuçlanmadığı belirtildi. Aynı şikâyetleri içeren bireysel başvurunun 13 Mayıs 2025’te Anayasa Mahkemesi’ne yapıldığı ancak sonucunun henüz açıklanmadığı ifade edildi. AİHM’e yapılan başvurunun ise 10 Kasım 2025 tarihli olduğu kaydedildi.
Özgürlük ve Güvenlik Hakkı İhlali İddiası
Başvuruda, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 5. maddesi kapsamında özgürlük ve güvenlik hakkının ihlal edildiği ileri sürüldü. Dosyada suçlamaları destekleyecek yeterli delil bulunmadığı, tutukluluğun hukukiliğinin etkili ve hızlı şekilde incelenmediği, dosyaya erişimin kısıtlandığı ve etkili yargısal denetim yapılmadığı iddialarına yer verildi.
Politik Nedenlerle Tutuklama İddiası
Başvuruda ayrıca, Sözleşme’nin 18. maddesi ile Ek 1 No’lu Protokol’ün 3. maddesi kapsamında, tutuklamanın siyasi amaçlarla yapıldığı ve cumhurbaşkanlığı adaylığı sürecini olumsuz etkilediği öne sürüldü. Tutukluluk halinin ve açılan davaların seçim kampanyasının yürütülmesini engellediği ifade edildi.
AİHM’in Odaklandığı Sorular
Mahkemenin yönelttiği altı sorudan dördünün tutuklama başvurularında standart olduğu, beşinci ve altıncı soruların ise dosyanın kapsamı açısından önem taşıdığı belirtildi. Beşinci soruda tutuklamanın siyasi saiklerle yapılıp yapılmadığı, altıncı soruda ise ceza yargılaması ve tutukluluğun cumhurbaşkanlığı adaylığı ile seçim sürecine katılımı engelleyip engellemediği sorgulandı.
Delillerin Sunulması ve Süreç
Mahkeme, başvurucu hakkında yürütülen ceza davasına ilişkin dosyadaki tüm belgelerin hükümet tarafından sunulmasını talep etti. Türkiye’nin AİHM’e vereceği yanıtın, Adalet Bakanlığı bünyesinde bulunan İnsan Hakları Daire Başkanlığı tarafından hazırlanacağı bildirildi.

